Monthly Archives: Mart 2015

Soru

Öz kendini bulmadan, gerçeği hiç bulmazsın

doğru safta durmadan, gerçek aydın olmazsın

Sormaktan korkuyorsan, doğru yola ermezsin

derinlere

Ağuz

Şuyum buyum dert etme

Sen ne şusun, ne de busun,
sen Tanrı’nın oğuzusun
ana sütü erdem verir,
sen erdemin ağuzusun

Şuyum buyum dert etme

Sen ne şusun, ne de busun,
hadislerin yorumusun,
elin ilin bayrağın var,
sen bayrağın yulduzusun

Şuyum buyum dert etme

Sen ne şusun, ne de busun,
mazlumların umudusun,
soyun boyun ne olursa,
fatihlerin oğulusun

***

Erdem = Fazilet
Ağuz = Doğurmak sonrası ilk süt
El = Millet
İl = Devlet
Yulduz = (eski türkçe) Yıldız
İllenmek = İl/ devlet sahibi olmak

Tonyukuk

Kart Bilgenin Toyınlarla tartışını duydun gu

Ya Kayana gösterdiği kanıtları gördün gü

Suyu otu izlemek, doğadaki doğaüstü dokunuşu bulmaktır

Töreyi saygın kılmak, bodundaki orumları bir yin gibi kılmaktır

Sağduyuya dayanmak, içindeki kut gücüyle çözümleri tartmaktır

Törüsünden koparmak, berk bir ilin, sağlam elin düzenini bozmaktır

Buluşlarla donanmak, aymaz için, yetmezliğe geniş yollar açmaktır

***

Kart Bilge = Yaşlı hakim (Tonyukuk)
Toyınlar = Budist rahipler
Gu, gü = (eski türkçe) Olumsuz bir cevap içeren soru edatı
Duydun gu = Duydun mu (duymadın)
Kayan = Kağan, hakan (Bilge kağan)
Törü = Töre, öğreti
Bodun = Millet, halk
Yin = Beden
Orumlar = Kesimler
Törüsünden = Akidesinden
Berk = Muhkem, korunmuş
Sağlam = Dayanıklı

Yol

Senin yolun bellidir
sağa sola kaydırma
onlar algı oğrısı
yalanlarını aldırma

Kültürlü sağcı olmaz
ürlüden solcu olmaz
gerçek bir insan için
sağ soldan aydın olmaz

Farklı görüşler olur
renk inanç türlü olur
uygar bir insan için
uzlaşmak üstün olur

Zulme karşı direnmek
her insanın hakkıdır
mazlum diye zulm eden
zalimlerin başıdır

***

Oğrısı = Hırsızı

Ürlü = Samimi

Zulm = Zulüm

Dokuz Direk

Evindeki başbulun özel bir orun olsun,
İnce Törden törüne, çözülmez bir bağ olsun

Oğuş küçük bir ildir, elçin dilçin temeldir,
sağ toplum istiyorsan oğuşun sağlam olsun

Töreyle sen sen oldun, güçlendin eşsiz oldun,
dokuz ırmak aktıkça, yolun uğurla dolsun

Dil köhne bir torbadır, tarih için daldadır,
bir kimlik istiyorsan, üst kimliğin dil olsun

El bağı çok derindir, çözülmesi çetindir,
karşılıksız aşk için, el aşkı örnek olsun

İl cesura özgüdür, uygarlıkta ölçüdür,
illenmenin yolunda önderin Sal Kut olsun

Al bayrak dalgalandı, canlar ona adandı,
mehmetçiğin tekbiri bayrağa kalkan olsun

Berk yüreğe sarıldı, sevgiyle yazdırıldı,
aydınlanma yolunda, mürşidin Kuran olsun

Allah birdir ve tektir, eşi benzri yoktur,
ilk yaruğun kaynağı göğünde yıldız olsun


Başbulun = Başköşe (namaz kılınan yer)
Orun = mahel, makam
İnce Tör = Ebedi gücün odaklandığı nokta
Tör = Bir yerin önemli, üstün sayılan bölümü
Oğuş = Aile
Dilçin = Dil için
Elçin = El için (millet için)
Sağ = Sağlam
Töre = Bir toplumda uyulması gereken kuralların tümü, toplumsal kural
Köhne = Eski ve yıpranmış
Dalda = Aşırı sıcaklıktan veya yağmurdan korunmak için sığınılan bir çatının oluşturduğu serin ve güvenli gölge
El = Millet
İl = Devlet
Sal Kut = (eski türkçe) Rüzgar gibi eser, bereketi ve ilahi gücü yerden yere, tolumdan topluma taşar
Yaruk = (eski türkçe) Işık, aydınlık

Dokuz Irmak

Ruhuda beden gibi, doyuran mutlu olur,
birisi aç kalırsa, dengesi bozuk olur

İtibarın dilinde, ağır olman elinde,
sözünde durmuyorsan, saygınlığın hiç olur

Sorumluluk insanı, gerçekte insan kılar,
sorumluluk bilmeyen, nasıl değerli olur

Oğuş insanoğlu için, değerli bir buluştur,
dengeli ağır biri, sorumlu, evli olur

Yaşlanmanın yolunda, yaşlıya saygı göster,
savunmasız her kimse, duygusal hassas olur

Çevreye saygı duymak, bilgelikten beslenir,
umursamaz olmayın, sonucu kötü olur

Atalarla övünmek, soyluluğu yansıtmaz,
ağırlamak bilmesen, övünme sövmek olur

Yaşam yolu çetindir, yardımla kolaylaşır,
hayatı her anlayan, zengin gönüllü olur

komşun senin yüzündür, yüzüne çok iyi bak,
bıktırmasan yeterli, bıktırsan çirkin olur


Oğuş = Aile
Buluş = İcat
Savunmasız = Savunma gücü olmayan
Bilgelik = Hikmet
Umursamaz =Önem vermez, değer vermez
Övünmek = İftihar etmek
Soyluluğu = Asaleti
Ağırlamak = Konuğu ağırlama, ikram
Sövmek, küfr etmek
Çetindir = Zordur

Vicdan

Avcıda bir gün gelir, yan yana ürküp koşar
avcısını görünce, yüreğini özlem yakar

Aşıktan mantık sorma, Yesevi nerde durdu
O artık bir esinti, ne yeri var ne yurdu

Ceylan bir tuzak kurdu, avcıyı gözle vurdu
yüzüne kim baktıysa, yerinde solup durdu

Suçluyu bilmek çetin, bu işte yoktur kesin
tek Bektaşlar çözerler, kim kime tuzak kurdu

Taştan değil çökmüyor, senden başka görmüyor
aşkından yanıp pişen, yürege dügün vurdu

Gerçek gözle görülmez, hak kim nedir sorulmaz
vicdanlılar sezdiler, vicdansız şaşıp durdu

Seçmek

Güzel bir yaşam seçmek, kalıcı bir emsemdir

İyi bir ölüm seçmek, sonsuzca bir erdemdir

Çirkin yaşamdan kaçmak, güzeline erdirir

Kötü ölümden kaçmak, iyisini indirir

Akışına bırakmak, gerçekleri sezdirir

uyanıklıktan doğup, hep onunla beslenir

Yaşarsan güzel yaşa, kendini yoksun kılma

Ölürsen ağırsıyla, yalanları aldırma

* * *

Emsem = Derman

Ağırsıyla = Şerefle

Aldırma = Değer – önem verme

Sen ve Ol

Sen ol sun
Ol sensin
Sen olmazsan ol olmaz
ol olmazsa olmazsın
Su ol sudur
aşnu sudur
bardakları ayrıdır
Bir balçıktan geldikçe
bardaklarda aynıdır
İyilik olsun, kötülük olsu
yaptığını bulursun
Ne yaparsan kendinedir
çünkü ol sen
sen ol sun

Ol = (eski türkçe) O (üçüncü tekil kişi)

Aşnu = (eski türkçe) İnitial, evvel, ilk

Balçık = Çamur

Korku

Yükün ağır, içinde bir korku var

Yaran yağır, yaşamında vurgu var


Koş kaçmakla, kır yıkmakla, korkuların yenilmez


Göz yummakla, düş kurmakla, ol vurgular değişmez


Yarın, ölüm, gereksinim bu korkunun yatağı


Bilinmeyen gerçek duygu oluşturur batağı


Anlamasan önelemsen yolun yönü aşağı


Aldırmazlık, kıyıcılık korkularla beslenir

Korkusunu yenemeyen, kötülerle eşlenir

Kayan güçten düşerse, evde tayan kertlenir

Tayan güçten düşerse elde buyan bertlenir


Buyan güçten düşerse, ilde ağıt söylenir

Yaran yağır = Derdin derin
Kayan = İnsanın kişisel gücü
Bertlenmek = Berelenmek (zarar görmek)
Tayan = Ailenin gücü, bir ailenin öğelernin davranişlarını dengede tutmaları ile baglantılıdır
Buyan = Toplumun gücü
Ağıt = Üzüntü, isyan gibi duyguları ifade eden ezgili ürünler