Monthly Archives: Aralık 2016

Karasis

Bin yıl aymazlık yetmez mi 
Bu yelberlikten usanmadın mı
Yebrenin baştan ala,
gizemlerle doludur,
görmedin, ayırtmadın mı

Karasis’in taşları,
teneği toprakları,
kan kokan kıyıları,
söktüğün utkuları,
o gün bugün anıyor

İçindeki seçkinler,
güneş gibi görüyor
Gök Tanr’ının koludur,
şehitlerin kanıdır,
ana yurdu koruyor

Aymazlik = Gaflet
Yelberlik = Derbederlik
Usanmak = Bıkmak
Yebren = Tarih
Baştan ala = Tepeden tırnağa
Karasis = Çanakkale
Teneği = Havası
Utkular = Zaferler
Ana yurt = Anadolu

Aşık

Aşk huzurna yükselen, bir saz gibi çıldırsan 
Arık parmak ucunda , bir tel gibi titresen

Dikenleri gül sanıp, demet demet derlesen
Maşukunu yitirmiş mecnun gibi delirsen

Dağı taşı ağlatan, bir ney gibi inlesen
İki canı canlandıran bir aşk sana yakışır 


Arık = Zayf, cılız

Uygur

Sağır yürek, sak duymadın Ürümçinin bağırı yandı 
Sağır yürek, sak duymadın Uygur inin bıçaklandı
Sağır yürek, sak duymadın gök örgünü silkelendi
Sağır yürek, sak duymadın Bilgekan’dan tutsu geldi
Sağır yürek, sak duymadın hak yakırı sarı yılandı
Sağır yürek, sak duymadın zavallılar ayaklandı
Sağır yürek, sak duymadın kırk evliya kılıçlandı
Sağır yürek, sak duymadın Tabgaç ili ülüşlendi
Ülüşecek, ülüşecek, ülüştü

Sağır = İşitme duyusundan yoksun kalan kimse
Sağır yürek = Mazlumların acısını görmemezlikten gelen
Ürümçi = Doğu Türkistan’ın başkenti
Bağırı yandı = Üzüntü çekti, çok acı duydu
Sak = Hiç
Sak duymadın = Hiç duymadın
İnin = Küçük kerdeşin
Örgün = Taht
Silkelendi = Titredi, güçle kımıldadı
Bilgekan = Bilgehan (683 – 734) İkinci Doğu Göktürk Kağanlığının kağanlarındandır
Tutsu = Vasiyat
Hak yakırı = Hak düşmanı
Ayaklandı = Başkaldırdı, isyan etti
Kılıçlandı = Savaşa çıktı/ hazırlandı
Tabgaç ili = Çin devleti
Ülüşlendi = Paylaşıldı, parçalandı

Karabağ

Öğüt olsun Haylaza
Beycanlı'nın serimini taşırma
Barış elin tergisine tükürdün 
Kendi elinle öz gemini batırma

Başlangıçtan dendi sana,
Oğuzların toprağına dokunma

Hak yolunda engel olma,
abarn olsan, oldunda,
Gök süleri çakın gibi,
inip vursa şaşırma

Yergülerin çıkrığıyla yalanları eğirme
Haktan başka yengin yoktur sonunda 

Sevmediğin tan sökecek
Hak yakırı kazılacak
Şer mihveri dağılacak
Hocalının şehitleri kalkacak

Uğan elle enceleri gösterecek,
Karabağ’ın yolunda

Öğüt = Ders, ibret
Haylaz = Kötü davranışlarda bulunan (kimse)
Serim = Sabır
Barış eli = Sulh eli
Tergisine tükürdün = Sofrasına tükürdün (nankör oldun)
Abarn olsan = Eğer olsan
Gök süleri = Göğün askerleri
Çakın = Şimşek
Yergüler = Hakirler
Çıkrık = Yün veya iplik sarmak işinde kullanılan, el veya ayakla çevrilen dolap
Yengin = Galip
Yakır = Düşman
Kazılacak = Mahvolacak
Mihver = Eksen
Uğan elle = Kudretli el ile
Enceleri = Ayetleri
Sevmediğin tan sökecek = sevmediğin şafak sökecek

Kengil

Oğuzhan'ı anımsayın, anıtlarla ağırlayın 
Mengilini şenliklerle , üç gün boyu kutlayın
Alp erdemli er, Oğuz’layu olmalı

Kengil eri doğru yoldan kayamaz
Yoksulları, öksüzleri ezemez
Ağırsıynı altın dağa deyişmez

Oğuzhan’ın yebreninden örneğin

Umarsızı terginizden kovmayın
Kırkın deyip sumlum deip itmeyin
İnsanlıktan yoksun olan kutalmaz

Uç atada buluştuğnuz birisiyle evlenmeyin
Kardeşinizin dul eşini almayın
Süt kardeşler birbirinin ocağına yağ dökmez

Soydan, renkten, ayrımcılık yapmayın
Hukukları, vergileri çığnemeyin
Bu yazıklar müslümana yakışmaz

Kengil = Devlet
Kengil eri = Devlet adamı
Kaymaz = Çıkmaz
Yoksul = Fukara, güçsüz
Öksüz = Yetim
Yebren = Tarih
Ezmek = (Kuvvet uygulayarak) hukuklarından yoksun bırakmak
Ağırsıynı = İtibarını, Şerefini
Yebren = Tarih
Kırkın = Hiç bir kitaba inanmayan
Sumlumlar = İnandığı kitap kendi diliyle yazılmamış veya milli motiflerini barındırmamış
İtmek = (Güç kullanarak) uzaklaştırmak
Soydan = Irka dayanarak
Ayrımcılık yapmak = İnsanları ırk ve renge göre sınıflamak
Yazık = Günah

Mankurt Ayıtı

Üstte gök basmadıkça, altta yer çökmedikçe, törünü kimse bozmaz

Mankurtlarla doluştu, satkınlarla öküştü ﴾1﴿ Ocağını bırakıp, azıksız yola düştü ﴾2﴿ Hak yolundan usandı, eğren