Uygur

Sağır yürek, sak duymadın Ürümçinin bağırı yandı 
Sağır yürek, sak duymadın Uygur inin bıçaklandı
Sağır yürek, sak duymadın gök örgünü silkelendi
Sağır yürek, sak duymadın Bilgekan’dan tutsu geldi
Sağır yürek, sak duymadın hak yakırı sarı yılandı
Sağır yürek, sak duymadın zavallılar ayaklandı
Sağır yürek, sak duymadın kırk evliya kılıçlandı
Sağır yürek, sak duymadın Tabgaç ili ülüşlendi
Ülüşecek, ülüşecek, ülüştü

Sağır = İşitme duyusundan yoksun kalan kimse
Sağır yürek = Mazlumların acısını görmemezlikten gelen
Ürümçi = Doğu Türkistan’ın başkenti
Bağırı yandı = Üzüntü çekti, çok acı duydu
Sak = Hiç
Sak duymadın = Hiç duymadın
İnin = Küçük kerdeşin
Örgün = Taht
Silkelendi = Titredi, güçle kımıldadı
Bilgekan = Bilgehan (683 – 734) İkinci Doğu Göktürk Kağanlığının kağanlarındandır
Tutsu = Vasiyat
Hak yakırı = Hak düşmanı
Ayaklandı = Başkaldırdı, isyan etti
Kılıçlandı = Savaşa çıktı/ hazırlandı
Tabgaç ili = Çin devleti
Ülüşlendi = Paylaşıldı, parçalandı