Ekmek

Esingenin öğütünü sağır yürek duyamaz, 
sen gördüğün gerçeği, aymaz gözler göremez

Bırak inesi, kurtulmaz, yanlış çerde durdukça,
sak üzülme, sen üstünsün, gök asarı sürdükçe

Kıtlık ili kuşatmaz, öksüz ekmek buldukça,
el uğurunu yitirmez, önen yurdu sardıkça

Esirgeme tüngeye, gördüğünü görmüyor,
kara kışlar geçmeden, göklem yere inmiyor

Hak sözünü ilet bügü bilgeye,
onun oyu değer yoğun ilgiye

Güneş gibi ışın saçar, salt gerçeğin korunu,
seçkin gözü yormadan, kolay bulur orunu

Sağır = İşitme duyusundan yoksun
Aymaz = Gafil
İnes = Sağına soluna bakarak nerde olduğunu bilmeyen kişi
Çer = Saf
Asar = Kubbe
Kıtlık = Açlık, darlık
Öksüz = Yetim
Önen = Hak, adalet
Esirgeme = Acıma, eseflenme
Tünge = Cahil
Bügü bilge = Akıllı
Göklem = Bahar
Orun = Makam, mevki