Karasis

Bin yıl aymazlık yetmez mi
Bu yelberlikten usanmadın mı

Yebrenin baştan ala,
gizemlerle doludur,
görmedin, ayırtmadın mı

Karasis’in taşları,
havası toprakları,
kan kokan kıyıları,
söktüğün utkuları,
o gün bugün anıyor

İçindeki seçkinler,
güneş gibi görüyor

Uğan elin gücüdür,
şehitlerin kanıdır,
Ana Yurdu koruyor


Yelberlik = (Türk lehcelerinden) Derbederlik
Yebren = (türetilmiş) Tarih
Baştan ala = (Türk lehcelerinden) Tepeden tırnağa
Karasis = Çanakkale
Utkular = Zaferler
Uğan El = Kudret eli
Ana Yurt = Anadolu

Aşık

Aşk huzurna yükselen, bir saz gibi çıldırsan 
Arık parmak ucunda , bir tel gibi titresen

Dikenleri gül sanıp, demet demet derlesen
Maşukunu yitirmiş mecnun gibi delirsen

Dağı taşı ağlatan, bir ney gibi inlesen
İki canı canlandıran bir aşk sana yakışır 


Arık = Zayf, cılız

Uygur

Sağır yürek, sak duymadın Ürümçinin bağırı yandı 
Sağır yürek, sak duymadın Uygur inin bıçaklandı
Sağır yürek, sak duymadın gök örgünü silkelendi
Sağır yürek, sak duymadın Bilgekan’dan tutsu geldi
Sağır yürek, sak duymadın hak yakırı sarı yılandı
Sağır yürek, sak duymadın zavallılar ayaklandı
Sağır yürek, sak duymadın kırk evliya kılıçlandı
Sağır yürek, sak duymadın Tabgaç ili ülüşlendi
Ülüşecek, ülüşecek, ülüştü

Sağır = İşitme duyusundan yoksun kalan kimse
Sağır yürek = Mazlumların acısını görmemezlikten gelen
Ürümçi = Doğu Türkistan’ın başkenti
Bağırı yandı = Üzüntü çekti, çok acı duydu
Sak = Hiç
Sak duymadın = Hiç duymadın
İnin = Küçük kerdeşin
Örgün = Taht
Silkelendi = Titredi, güçle kımıldadı
Bilgekan = Bilgehan (683 – 734) İkinci Doğu Göktürk Kağanlığının kağanlarındandır
Tutsu = Vasiyat
Hak yakırı = Hak düşmanı
Ayaklandı = Başkaldırdı, isyan etti
Kılıçlandı = Savaşa çıktı/ hazırlandı
Tabgaç ili = Çin devleti
Ülüşlendi = Paylaşıldı, parçalandı

Karabağ

Öğüt olsun Haylaza
Oğuzların serimini taşırma
Barış elin tergisine tükürdün
Kendi elinle öz gemini batırma
Başlangıçtan dendi sana,
Karabağın toprağına dokunma
Hak yolunda engel olma,
abarn olsan, oldunda,
Gök süleri çakın gibi,
inip vursa şaşırma
Yergülerin çıkrığıyla yalanları eğirme
Haktan başka yengin yoktur sonunda
Sevmediğin tan sökecek
Hak düşmanı kazılacak
Şer mihveri dağılacak
Hocalının şehitleri kalkacak
Uğan elle ayetleri gösterecek,
Karabağ’ın yolunda

***

Öğüt = Ders, ibret
Haylaz = Kötü davranışlarda bulunan (Karabağı işgal eden teröristler)
Serim = Sabır
Barış eli = Sulh eli
Tergisine tükürdün = Sofrasına tükürdün (nankör oldun)
Abarn = (eski türkçe) Eğer olsan
Gök süleri = (eski türkçe) Göğün askerleri
Çakın (Türk lehcelerinden) = Şimşek
Yergüler = Hakirler
Çıkrık = Yün veya iplik sarmak işinde kullanılan, el veya ayakla çevrilen dolap
Yengin = Galip
Kazılacak = Mahvolacak
Mihver = Eksen
Uğan elle = Kudretli el ile
Sevmediğin tan sökecek = sevmediğin şafak sökecek

Kengil

Oğuzhan’ı anımsayın, anıtlarla ağırlayın
Mengilini şenliklerle , üç gün boyu kutlayın
Alp erdemli er, Oğuz’layu olmalı

Kengil eri doğru yoldan kayamaz
Yoksulları, öksüzleri ezemez
Ağırsıynı altın dağa deyişmez

Oğuzhan’ın yebreninden örneğin

Umarsızı terginizden kovmayın
Kırkın deyip sumlum deip itmeyin
İnsanlıktan yoksun olan kutalmaz

Soydan, renkten, ayrımcılık yapmayın
Hukukları, vergileri çığnemeyin
Bu yazıklar müslümana yakışmaz


Kengil = (türetilmiş) Devlet
Kengil eri = Devlet adamı
Kaymaz = Çıkmaz
Yoksul = Fukara, güçsüz
Öksüz = Yetim
Yebren = (türetilmiş) Tarih
Ağırsıynı = (türetilmiş) İtibarını, Şerefini
Yebren = (türetilmiş) Tarih
Kırkın = Zavallı yabancı
Sumlum = Türkçe bilmeyen
Soydan = Irka dayanarak
Ayrımcılık yapmak = İnsanları ırk ve renge göre sınıflamak
Yazık = Günah